Ülkemizde sokağa çıkmadan önce tüm vatandaşlarımızdan maske takmaları istenmektedir. Hatta birçok yere maskesiz girmek dahi yasaklanmıştır. Örneğin; birçok market maskesiz alışverişe müsaade etmemektedir. Arabanızla yolculuğa çıktığınızda bile sizden maske takmanız istenmektedir. Peki maske takmak ne kadar etkilidir ve egzersiz yaparken maske takmak gerekli midir?

Koronavirüs bilim kurulunun da açıklamalarına göre, maske takmak kişiyi bir miktar korusa da maske takmanın esas önemi kişinin virüsü çevresine yaymasını engellemesinden kaynaklanmaktadır. Birçok kişinin hastalığı basit semptomlarla dahi atlatabildiği düşünüldüğünde ise çevremizi korumak adına maske takmak bir hayli önem kazanmaktadır.

Basitçe genellersek iki tip maske bulunmaktadır. Basit maskeler ve N95 maskeler. Basit maskeler ve cerrahi maskeler %30-70 koruma sağlarken N95 maskeleri %95’in üzerinde filtreleme özellikleri ile çok daha etkilidir ancak hem temin edilmeleri hem de ameliyat maskelerinden dahi kalın olmaları sebebiyle kullanılmaları zordur. Üstelik iki maskenin de koruyuculuğunu kaybettiği durumlar vardır. 

Basit maskeler ıslandığı zaman ki egzersiz yaptığınızda ve daha şiddetli nefes alıp verdiğinizde bu durum daha çabuk gerçekleşir, havadaki partiküller maskeden geçebilirler. Ayrıca maske takarken insanlar yüzlerine daha çok dokunurlar ve bu durumda da maskenin bir önemi kalmayacaktır. Ayrıca daha etkili maskelerin havalandırması zayıf olacak ve ucuz maskeler de çabuk ıslanacağı için koruyuculuklarını yitireceklerdir.

Sonuçta antrenman yapmak isteyenlerin şu an uygulayabilecekleri en iyi yol mümkünse izolasyon içerisinde antrenman yapmalarıdır. Koşu bandına sahip olanlar her ne kadar dışarıda koşmanın zevkini alamayacak olsalar da koşu bandında koşmayı tercih etmelidir. Bu imkana sahip olmayanlar ise mutlaka yalnız koşmalı ve insanlardan uzak kalmalıdır. Bu koşul sağlandığında maske kullanımı sadece ekstra bir koruma olacaktır.

Peki sevdikleriyle yahut küçük-büyük gruplar halinde koşmanın özlemini çekenler? Biraz daha sabır… Çünkü alınan başarılı önlemler ve insanların bilinçli hareket etmesi sayesinde tünelin sonunda ışık görünmektedir.

Konuyla ilgili Elit Triatlet ve Antrenör Zülfü Karabulut ve Milli Triatlet İpek Öztosun‘dan görüşler aldık.

Zülfü Karabulut, ”Uzmanların halka önerdiği maskeler, cerrahi maskelerdir. Fakat insanlar, farkında olmadan sağlık çalışanlarımızın hastaya müdahale ederken taktığı maskeleri takıyor.

Bu maskeler, normal hayatta hiç kullanılması gereken maskeler değil.
Bu maskelerin dezavantajı şu; nefes alıp verirken nefese bir miktar engel oluyor, verdiğimiz nefesin bir kısmını tekrar solumak zorunda kalıyoruz.
Uzun süre takıldığı zaman kanda karbondioksit dediğimiz zararlı bir gazın birikmesi söz konusu.

Bu zararlı gazda, hayati tehlikenin ortaya çıkmasını sağlayarak, ani ölüme kadar neden olabilecek kanda yükselmelere sebep olabilir.

Özellikle spor yapan insanlarda bu maskelerin kullanılması ciddi hayati risk taşır.

Eğer spor yapılacaksa maskesiz, kalabalık ortamlardan uzak sakin bir alanda yapılmalıdır.

Spor yapayım derken sağlığımızı tehlikeye atmamamız gerekiyor.”

İpek Öztosun, ”Profesyonel bir sporcuysanız ve açık havada performans antrenmanı yapıyorsanız maske takmamanız gerekiyor. Koştuğunuz yere dikkat etmeniz gerekiyor. Halkın çok yoğun olduğu saatlerde koşmamanız gerekiyor.

Ben antrenmanlarımı ya sabah erken saatte yapıyorum ya da stat içerisinde yapıyorum. Statta antrenman yaptığımda insanlarla iç içe olmuyorum. Ortak soyunma odası kullanmıyorum. Bunlar dışında spor yaparken maske takmadığımı söyleyebilirim. Bir tesise giriş – çıkış sırasında maske kullanıyorum.”

Bu yazı Runningmagazine adresinden çevrilmiş, yazı içerisinde TRT Haber‘den alıntı yapılmıştır.

Yarışların Güncel Tarihleri İçin Tıklayın!

Yorum Yap