Bu haftanın konusu koşucularda çok sık görülen bir ayak rahatsızlığı olan plantar fasiit.

Ayaklarımızın günlük hayatımız için çok önemli olduğundan daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Ayaklarımız günün hemen her saatinde aktiftirler, dik ve dengede durmamızı, hareket etmemizi sağlar ve vücut ağırlığımızı taşırlar.

Koşu esnasında ise ayaklarımıza vücut ağırlığımızın 3-4 katı kadar bir yük biner. Ayak, ayak bileği, diz, kalça, bel ve omurgada başka sakatlıklar gelişmemesi için ayakların bu şoku absorbe etmeleri gerekmektedir.

Ayaklarımızdaki küçücük bir su toplamasının bile günlük hayatımızın tadını kaçırdığını düşünürsek plantar fasiit gibi çok ağrılı bir sakatlığın günlük hayatımıza ve koşu antrenmanlarımıza negatif etkisini anlatmaya gerek yok sanırım☹

Önce kısaca anatomiye bakalım;

Ayaklarda 26 kemik ve 33 eklem vardır.

Ayrıca çok sayıda tendon, ligament ve kas bulunur.

Plantar fasya denen yapı topuktan metatars kemiklerinin başlarına ayrı ayrı yapışan, çok katlı bir bağ dokusudur. Ayak tabanında ayak kemiklerini korur, yürümeye yardımcı olur, ayak kavsini oluşturmakta ve özellikle longitudinal arkı desteklemekte önemlidir.

Gün içinde yürürken, koşarken binlerce kez gerilir ancak buna dayanıklıdır. Aşırı ve erken yüklenme ile dokuda küçük yırtıklar, yapışma yerlerinde hasarlar gelişebilir. Hasar almış olan doku kalınlaşır, esnekliği azalır, enflamasyon gelişir ve plantar fasiite dönüşebilir.

Uygun olmayan antrenman programı; aşırı ve erken yüklenme, yetersiz dinlenme dışında fazla kilo, bacağın arka tarafındaki gastrokinemius ve soleus kaslarında kısalık, ayak bileği ROM’daki yetersizlik, ayak arkındaki düzlük veya aşırılık, içe veya dışa basma, uzun süre ayakta kalma, topuklu ayakkabı kullanmak sonucunda da gelişebilir.

Plantar fasiit çok ağrılı bir sakatlıktır. Topuktan ayak parmaklarına doğru bıçak saplanır tarzda bir ağrı olur.

Ağrı özellikle sabahları kötüdür, gün içinde azalabilir ama gün sonunda yine artar.

Ayağınızda böyle bir ağrı duymanız durumunda 1-2 gün istirahat edip buz ile enflamasyonu azaltmaya çalışmak faydalı olacaktır. Ağrı istirahat ile azalmıyorsa işin uzmanı bir doktor ya da fizyoterapist ile görüşerek sakatlığın ilerlemesi engellenmelidir.

Tabi ki her zaman olduğu gibi sakatlanmadan önce korunmak en önemlidir.

Ayak ve ayak bileğini, bacakları esnetmek, güçlendirmek, doğru basış, doğru zemin için doğru ayakkabı, doğru antrenman, doğru ısınma, soğuma çok önemlidir.

Sakatlanma durumunda ise en kısa sürede tedavi sürecine girmek en kısa sürede aktif spora dönüşümüzü sağlayacaktır.

Sağlıklı ayaklar😊

Begüm Özüekren Kasapoğlu
Kalp Damar Cerrahı Operatör Doktor

Kocaeli doğum, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Bilim Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi, Siyami Ersek Hastanesi'nde aktif olarak çalışan Begüm Özüekren Kasapoğlu aynı zamanda aktif olarak İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları'nda Artistik Yüzme ve Triatlon Takımı Antrenörü, Artistik Yüzme ve Triatlon Hakemi ve 2012'den beri Triatlon Yaş Grubu Sporcusudur.

Yorum Yap