⏱ Tahmini Okuma Süresi: 6,5 dakika ⏱

Milli Triatlet İpek Öztosun, YarışBul’a açıklamalarda bulundu. Covid-19 sürecini değerlendiren Öztosun, sporculuk ve öğretmenlik kariyerinden de bahsetti.

İPEK ÖZTOSUN KİMDİR?

‘’10 senedir profesyonel olarak triatlon sporuyla uğraşıyorum. 9 senedir milli sporcu olarak yarışlara katılıyorum. Çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda başarılarım var. Balkan Şampiyonası’nda 6 kez kürsü gördüm. Türkiye Şampiyonluklarım mevcut. En önemli başarım, gençler kategorisinde Avrupa ikinciliği oldu. Bu sayede Dünya Şampiyonası’nda yarışmaya hak kazandım.’’ 

SPORA NASIL BAŞLADI?

‘’Çoğu triatletler gibi yüzme alt yapısıyla başladım. O dönemler uzun mesafe yüzüyordum. Şu an ki antrenörüm Mert Onaran, o senelerde aktif sporcuydu. Kondisyonumun ve dayanıklılığımın artması için ve yüzmeme de faydası olacağını düşünerek kendi koşu antrenmanlarına davet etti. Antrenmanlarda koşuya da yeteneğimin olduğunu fark etti ve beni triatlona yönlendirdi.’’

‘’Keşke triatlonla daha önceden tanışsaydım. Çünkü bir süre sonra sürekli aynı yerde yüzdüğüm için yüzmeden sıkılabilirdim ama bisiklet ve koşu outdoor spor olduğundan dolayı gittiğimiz her yerde bunu yapma imkanımız var. Bu yüzden triatlon bana göre daha zevkli.’’

İpek Öztosun

‘’HEDEFİM TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLMAK’’

‘’Bu sene takvimin değişeceğini düşünüyorum ki ufak tefek ertelenmeler başladı. Genel olarak hedefim Türkiye Şampiyonu olmak. Balkan’da yine bir madalya kazanmak istiyorum ve federasyonun takvimine ekleyeceği yurt dışı yarışlarına katılıp iyi bir sıralamayla geri dönmeyi hedefliyorum.’’ 

#EVDEKAL SÜRECİ İPEK ÖZTOSUN’U ETKİLEYECEK Mİ?

‘’Bu dönemi olabildiğince kısıtlı imkânlarla verimli geçirmeye çalışıyorum. Çoğumuzun trainerda antrenman yapma imkânı var. Bisiklet antrenmanlarını o şekilde telafi edebiliyoruz. Birçoğumuz da kuvvetli yüzmeyi destekleyen lastik ve thera bantlar var. Vücut ağırlığımızla yapabileceğimiz bir sürü antrenmanlar var. Onları takip ediyorum. Özellikle bisiklet ve kuvvet antrenmanları olmak üzere her gün antrenman yapmaya özen gösteriyorum.’’ 

ANTRENMAN PROGRAMINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER NELERDİR?

‘’Hem sayı hem de süre olarak antrenman performansım düştü. Genel olarak haftada 13-14 antrenman yapıyordum. Şimdi ise günde 1-2 antrenman yapabiliyorum. İkinci antrenman evde kuvvet, lastik antrenmanı oluyor. Kısa süre de olsa sabahları erken saatte çıkıp koşuyorum. Belki ilerleyen dönemde bu da olmayacak. Hafta sonları 100 kilometreye kadar bisiklet sürebiliyorduk. O da üç saati geçiyordu. Fakat evde bu süre bir saati buluyor. Üstüne de bir saat kuvvet antrenmanı yapabiliyorum.’’

FORMUNU NASIL KORUYOR? BESLENME PROGRAMI…

‘’Antrenman süresi azaldığı için gün içerisinde yaktığımız kalori de kısıtlanıyor. Az enerji yaktığım için daha az acıkıyorum. Elbette, evde olduğumuz için mutfağa daha sık uğruyoruz. Öğünlerimi iki ana öğün olmak üzere sık ara öğünlerle tamamlamaya çalışıyorum. Mutfakta daha çok sebze ve zeytinyağlı yemekler yaparak vakit geçiriyorum. Bu süreçte şekerli gıdalardan uzak kalmaya çalışıyorum. Antrenman öncesi karbonhidrat, antrenman sonrası hafif sebze, salata ve protein ağırlıklı besleniyorum.’’

SUPPLEMENT KULLANIYOR MU?

‘’Protein tozu ağırlıklı supplement kullandığım dönemler oldu. Daha sonra aynı protein miktarını besinlerden de alabildiğimi düşündüğümden bıraktım. Şu an sadece hap olarak vitamin ve mineral kullanıyorum. Bunlar dışında besin takviyesi almıyorum.’’

ÖĞRETMENLİK VE SPORCULUK ARASINDAKİ DENGE

‘’Spor akademisi okusaydım severek okurdum. Lise çağlarımda matematiğe ilgim vardı ve bunun boşa gitmesini istemediğim için öğretmenliği tercih ettim. Zor oldu ve hala da zor olmaya devam ediyor. İkisini de sevdiğim için gerek sosyal hayatımdan gerekse uykumdan daha fazla fedakarlık göstererek dengede götürmeye çalışıyorum. Bu durum öğrenciyken zordu fakat öğretmenken daha zor oluyor. Öğrenciyken yoğun antrenman sonrası ‘Bugün okula gitmeyeyim.’ diyebiliyordum. Şu an anlatan konumda olduğum için %100 verimle geçirmek zorundayım. Bu durumun öğrencilerin de ilgisini çektiğini bildiğim için ikisini de zevkle yapıyorum.’’ 

‘’ZAYIF OLDUĞUM BRANŞ YÜZME’’

‘’Yarışlarda somut örneklerinin olduğunu göz önünde bulundurursak bunu söylemek yanlış olmaz. Çoğu Türk sporcunun zayıf olduğu branş yüzmedir. Yüzme branşı Türkiye’de de çok geç başlamış bir branş. 11-12 yaşında yüzmeye başladım. Bu Milli takım sporcusu için geç bir süreçtir. Bu yüzden Avrupa standartlarına erişebilecek kadar üstüne koyamadım. Fakat bisiklet ve koşumu Avrupa’da kürsü gören sporcular kadar geliştirebildim.’’

‘’EN BÜYÜK DESTEKÇİM ANNEM’’

‘’Annem de sporu takip etmeyi çok seviyor. Beni spora yönlendiren annem oldu. Lise çağlarımdayken zor geldiği için sporu bırakmak istedim. O yaşlarda sosyalleşmek, arkadaş çevresi edinmek daha ağır basıyordu. Ben okuldan çıkarken arkadaşlarım yemek yemeye, kahve içmeye giderken ben antrenmana gidiyordum. Lise son sınıfta üniversiteyi kazanma aşamasında da bırakmayı düşündüm. Bu dönemlerde annem çok yardımcı oldu. Antrenman sayımı azaltarak hepsini bir arada götürebileceğimi söyledi. Şu anda bile bana sporu bıraktırmadığı için kendisine teşekkür ediyorum.’’

‘’Annem vakit kaybetmemek için beni antrenman sırasında bekler, antrenman bitince arabayla dershaneye yetiştirirdi. Eve hızlı geleyim diye dershaneden çıkmamı beklerdi. Hala sorar, ‘Bu kıyafetin yarına lazım mı?’ Kendisi de bu başarının bir parçası olmaktan oldukça mutlu. Şu anda bile en büyük yardımcım annemdir.’’

UNUTAMADIĞI AN

‘’2013 yılında gençler kategorisinde Avrupa ikincisi olduğum yarışı unutamıyorum. Yarıştan önce sporcu listesini gördüğümde önceden tanıdığım, yarıştığım sporcular vardı ve kendimi ilk üçte hayal ediyordum. Bu beklenti olunca heyecan ve üzerinizdeki stres de fazla oluyor. Start aldıktan sonra o heyecan aşaması geçiyor. Bisiklete başladığım andan itibaren ilk üçte yer alacağımı biliyordum ve ikincilik koşuda geldi. Türkiye’nin bu branşta daha önceden bir Avrupa madalyası yoktu. O benim ve Türkiye triatlonu için bir ilk oldu. Bu yüzden unutamıyorum.’’

OLİMPİYAT HAYALİ VAR MIYDI?

‘’2014 yılından itibaren elitlerde yarışmaya başladım ve elitlerde yarıştığınızda Olimpiyat için puan topluyorsunuz. İlk olimpik yarışımda puan almaya başlamıştım. Senede 4-5 uluslararası yarışa katılıyordum. Bunun da iki veya üçünden puan alabiliyordum. Haliyle bu sayı yetersiz oluyor. Girdiğim dört yarıştan puan alsam bile daha fazla yarışa katılmam gerekiyordu. Federasyon imkânları ve benim bulduğum sponsorluklarla daha fazla yarışa gitmem mümkün değildi. Bundan dolayı hayalim git gide kayboldu. Olimpiyat hayalim olsa da olmasa da ben hala kendimi geliştirip yurt dışında en iyi dereceleri almaya çalışıyorum ve şu an Türkiye’nin en iyi triatletlerinden birisi olduğumu düşünüyorum.’’

‘’Şampiyonlar hiç yenilmeyen kişiler değildir, hiç pes etmeyen kişilerdir.’’ 

İpek Öztosun

SPORU NE ZAMAN BIRAKMAYI DÜŞÜNÜYOR?

‘’Bundan 2-3 sene önce şu yaşlarımda (26) aktif olarak spor yapacağımı düşünmüyordum. Bence triatlonda sporu bırakma yaşı yok. Özellikle Ironman hedefi olan kişiler bilir, yaşla doğru orantıda dayanıklılığınız da gelişiyor. Yarışlarda 60 yaş üstü sporcuların da olduğunu biliyoruz. Profesyonel olarak ne kadar yapabilirim bilmiyorum ama yapmaya çalışıyorum. Sabahları hala 5-6 gibi uyanıp antrenman yapmaktan ve derecelerimin gelişmesini görmekten mutluyum. Yapabildiğim kadar yapacağım.’’

‘’SON DÖNEMDE TRİATLONUN GELİŞİMİNE DESTEK VERİLİYOR’’

‘’Gün geçtikçe triatlona yapılan yatırımın ve desteğin olduğunu görmek güzel. Son dönemde küçük sporcular üzerinde güzel bir yatırım söz konusu. Bu şekilde küçük yaştaki sporcular desteklenmeye devam edilirse triatlonu bırakma yaşı ilerler. Öte yandan ben ve benim gibi milli takım için yarışan sporcular olarak da aynı desteği görmek istiyoruz.’’

YARIŞBUL TAKİPÇİLERİNE MESAJI NEDİR?

‘’Sporsuz kalmayın! Herkesin yoğunluktan dolayı yapacağını söyleyip, ertelediği şeyler var. Bu dönemi ertelediğiniz şeylere vakit harcayarak, verimli bir şekilde geçirmenizi diliyorum.‘’

Gürsel Üzal
İçerik Yöneticisi - Proje Asistanı

Akdeniz Üniversitesi Radyo, Televizyon, Sinema Bölümü mezunu olan Gürsel Üzal, Antalya yerel radyolarında spikerlik ve TRT Antalya Radyosu'nda yapım asistanlığı yapmıştır. 5 sene boyunca Beşiktaşla Transfer'de Genel Yayın Yönetmenliği yapan Üzal'ın, Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli Webrem adında deprem konulu kısa filmi de vardır.

Yorum Yap