Orman oldukça güçlü etkilerle dolu, rahatlatıcı bir ortamdır. Elektromanyetik kirlenme, egzoz gazı kirlenmesi, ses kirliliği yoktur. Kokusu kendine hastır ve engebeli zeminleri, eğimleri, ışığın ve ortamın değişmesi yürüyüşçünün/koşucunun algısını her daim açık tutmasını gerektirir. Engebeli zeminde özellikle patika koşucuları çok zevk almaktadır. Ülkemizde “Geyik Koşuları” adı ile çok güzel ve sağlıklı organizasyonlar bulunmaktadır. https://www.geyikkosulari.com/tr/geyik/patika-kosusu

Dünyada da birçok ülkenin kendi doğal ortamına göre bu tür spor aktiviteleri ve toplulukları vardır.

Patika koşuları aynı zamanda çeşitli zemin değişikliklerinden ayağa iletilen yüklenmeler, ayak bileğinin derin duyusunu (proprioception) ve ayak bileği stabilizasyonunu arttırır. Tabi bunu gerçekleştirebilmek için doğaya uygun koşu ayakkabısı edinilmeli ve ayak bileği ve bacak bölgesinde büyük bir hasar varsa doğada koşulmamalıdır, yürüyüş yapılabilir.

Evrimsel olarak, bir zamanlar insanların dışarıda, açık havada yaşadığını biliyoruz. Böylece biyolojik olarak doğal uyaranlarla çevrelenmiştik. Vücutlarımız bu nedenle doğal bir ortamda yaşama en iyi şekilde uyum sağlamıştı. Ancak kentleşmeyle beraber değiştirilmiş ve yapay ortamlarda yaşamaya başladık. Bu da modern insanlarda çok sayıda kronik rahatsızlığa ve stres artışına neden oldu ve oluyor da.

“Orman banyosu” denilen bir terim vardır. Shinrin-Yoku (Japonca “orman banyosu” için kullanılan bir terimdir.)  Orman banyosu metabolizma üzerinde çok olumlu bir etkiye sahiptir. Doğal ve ekolojik tedaviler arasında yer alır. Buna kısaca orman atmosferini tüm duyularınızla algılamak diyebiliriz. Yani ormanın kokusunu, sesini gözlerimiz açık veya kapalı algılamaya çalışmak, bastığımız zemin değişikliklerinin farkında olarak yürümek/koşmak, çeşitli bitki ve ağaçlara dokunma hisleri, dinlenme yerini rastgele seçebilmek, ışığın her halini gözlemlemek vs. Bunlar hep zamanın da kaybolması hissi ile birlikte stresten uzaklaşılmasını sağlar. Orman banyosu, stresin kaynağı olarak kafamızda dolaşan düşüncelerin uzaklaştırılmasını, hatta bazen çözemediğimiz sorunlara bakış açımızın değişmesini ve o konuyla ilgili yapıcı çözümler üretebilmemizi sağlayabilir. Örneğin, yarış öncesi stresi gibi durumlarda da orman banyosu kendimize güvenimizi arttırmamızı sağlayabilir.

Bilim, doğaya yakın olmanın fizyolojik etkileriyle ilgili çalışmalar yapmıştır. Orman banyosu; her türlü viral veya bakteriyel enfeksiyonlara karşı çalışarak bağışıklık sistemini güçlendirebilir, gevşemeyi teşvik edip stresi azaltır, kanseri önlemek için de kullanılmaktadır.

Organizmamız, ormanda bulunan bakteri, virüs, mantar ve bitki maddelerine milyonlarca yıldır alışıktır, onlar vücut için eski dostlardır ve bu nedenle içimizdeki bağışıklığı desteklerler.

“Orman havasını bu kadar özel yapan nedir?” derseniz; orman havası, bitkilerden elde edilen bir grup antibiyotik madde diyebileceğimiz, “Biyoaktif iyileştirici maddelerden” oluşan bir kokteyldir. Orman havasında bulunan bu şifalı maddelerin önemli bir grubu terpenlerdir. Bunlar, uçucu yağlarda bulunabilir. Terpenlerin çeşitli işlevleri vardır. Güçlü güneş ışığından ağaçları koruma görevi görürler, ormanın üzerinde mavi bir buhar başlığı olarak görünürler. Ayrıca böcekler ve hayvanlar için bitkiyi cezbedicidirler ve daha pek çok görevleri vardır.

Terpenler, bağışıklık sistemi üzerinde güçlendirici bir etkiye sahiptir ve anti-kanserojendirler. Terpenler, stres hormonlarını azaltarak, endokrin sistemin etkisiyle bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle yağmurda veya ormandaki siste yoğun şekilde bulunurlar. Bunları yere yakın, yani genellikle durup konakladığımız yerde bulabiliriz. İğne yapraklılar ve yaprak döken ağaçlar, özellikle kayın, meşe, huş ağacı ve ela ağacı da terpenleri doğaya bırakır. 

Ormanda yürüyüş bağışıklık sistemini güçlendirir:

  • Ormanda tek bir günde, doğal tamir edici hücreler (kanser hücresi ve diğer vücudu yıkıcı ajanları öldüren hücreler) neredeyse yüzde 40, ikinci gün yüzde 50’den fazla artar. Ayrıca vücuttaki hücreler ormanda daha zinde olur. Bu tamir hücrelerinin aktivitesindeki artış, ormandaki bir günün ardından sonraki yedi gün boyunca bile vücutta tespit edilebilir. Ormanda üç gün kalırsanız, sonraki 30 gün boyunca tamir edici hücre sayısı artar. 
  • Ayrıca orman havasının vücudumuzdaki oksidatif stres üzerinde olumlu etkisi vardır. Bu, özellikle reaktif olan serbest radikaller tarafından tetiklenir. Lipid peroksidasyonu azalır. Lipid peroksidasyonu, serbest radikallerin vücudun kendi yağlarını oksitlemeye başladıkları ve böylece onları yok ettiği kimyasal süreçtir. Bu nedenle orman banyosu, hücre zarlarına zarar verebilecek bir zincirleme reaksiyonun meydana gelmesini önleyebilir. Bu çalışma ayrıca enflamatuar sitokinlerde bir azalma sağlar.
  • Ağrının iyileştirilmesinde de etkilidir. Ormanda geçirilen zaman metabolik değişikliklere ek olarak doğanın sesleri ve görüntüleri ile tek başına ağrı algısını etkileyebilir. 
  • Ormanda bir yürüyüş Kan şekeri ve Trigliseridleri azaltır. 
  • Yağ ve şeker metabolizması üzerinde olumlu etkisi olan adiponektinin (yağ dokusu hormonları) artmasını sağlar. Ek olarak, düşük adiponektin seviyeleri, insülin sekresyonunu etkilediği için tip 2 diyabet ve koroner arter hastalığı gibi durumlarla bağlantılıdır. Özetle diyabetten korur.
  • Stresi hafifletir. Doğada geçirilen zamanların otonom sinir sistemimiz üzerinde stres giderici bir etkisi vardır. Örneğin, kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarının sürdürülebilir bir şekilde azaldığı gösterilmiştir.
  • Yapılan bir çalışmaya göre erkeklerde adrenalin seviyesi ormandaki bir günde neredeyse yüzde 30 ve ertesi gün yüzde 35 oranında düşmüştür. Hatta kadınlarda değerler ilk gün yüzde 50, ikinci gün yüzde 75 düşmüştür. Araştırmacılar, ayrıca ormanda kalmanın korku, saldırganlık ve bitkinlik duygularında bir azalmaya yol açtığını da kanıtladılar.
  • Sadece orman bizi rahatlatmakla kalmaz, çiçekler, çalılar, dağınık ağaçların olduğu çayırlar ve açıklıklar, meyve ağaçları ve sebze yataklarının bulunduğu bahçeler, mantarlarla kaplanmış topraklar, kuşlar ve sakin akan sular veya deniz de bizi sakinleştirir.
  • Araştırmacı Qing Li’nin  (2012’de yayınlanan ‘Orman Tıbbı’ kitabının yazarı), anti-kanser etkilerinde ve doğal tamir edici hücrelerde kalıcı bir artış için ormanda ayda iki ila üç gün ve günde yaklaşık dört saat geçirmeyi tavsiye etmektedir. O kadar da yapamazsanız, sadece haftada bir ormanda uzun yürüyüş yapmaya çalışın ve mümkün olduğunda, örneğin öğlen-akşam molalarında veya spor yaparken, kırsalda ya da yeşil alanlarda olmayı tercih edin. Yakınınızda bir bahçe veya park olacak kadar şanslıysanız, buraları mümkün olduğunca sık kullanın.
  • Orman banyosunun ruh hali üzerinde olumlu etkileri vardır. Farklı duygusal durumlar için  (depresyon, gerginlik, korku, yorgunluk ve öfke) ormanda yıkandıktan sonra istisnasız her kategoride bir gelişme görülür. Bu yönüyle orman banyosu, olumlu duygulara alan yaratmak için olumsuz duyguları serbest bırakmaya yardımcı olabilecek bir yöntem olarak görülebilir! (Ruh sağlığı iyi olsa bile şehirde yaşayan herkesin orman banyosunu bu bilinçle denemesini öneririm.)

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31210473/

https://fph2019.org/qing-li/

  • Daha iyi odaklanma sağlar. Yeşil çevre, fiziksel ve zihinsel sağlığa faydalıdır, farkındalığı geliştirir. Örneğin, genç yetişkinlerde yapılan yeni araştırmalar, doğaya yapılan kısa ziyaretlerin hafızayı ve dikkati geliştirdiğini göstermiştir. Doğa resimlerine bakmak bile yardımcı olmaktadır. Yaşlılarla yapılan çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Doğal sesleri duymakla dikkatte bir gelişme de söz konusu oluyor. 1990’ların başlarında Stephen Kaplan, doğal bir çevrenin kentsel olandan daha az bilişsel olduğunu ve bu nedenle konsantrasyonun daha iyi korunabileceğini belirten “Dikkat Restorasyon Teorisini” kurdu. Rachel Kaplan ile birlikte pek çok çalışması ve kitabını yazının sonundaki kaynaklarda bulabilirsiniz.
  • Çocuklar üzerinde faydalı etkileri vardır. Doğada zaman geçirmek, örneğin dikkat eksikliği sendromu (ADD) gibi durumlarda konsantrasyonu ve dikkati teşvik eder.

Bir  çalışmada bir orman anaokulundaki çocuklar daha seyrek hastalanmış, daha az kilolu büyümüş, konsantre olma yetenekleri ve kaba motor becerileri daha iyi gelişmiştir. 

  • Yeşil yaşamı uzatır. Renk terapisi veya boya terapisi de çok etkilidir. Orman bu ortamı, en ilkel zamanlardan beri doğalca sağlar. Yeşilin negatiften önce geldiği gösterilmiştir. Orman ruh sağlığı, kardiyovasküler hastalıklar ve mortaliteyi(ölüm oranı) azaltır. Yeşil bir ortam daki hamilelikte bebek doğum ağırlığı üzerinde olumlu etkiler görülmüştür.
  • Yeşil, vücut ağırlığınızı hareket ettirmenize ve normalleştirmenize izin verir 

Aslında, kırsalda ne kadar fazla kalırsanız, o kadar çok hareket edersiniz ve vücut ağırlığınız o kadar ideal olur. Bir başka araştırmaya göre şehir yerleşim alanlarında arttırılan yeşil alanlar, kronik hastalıklardan ölme riskini düşürmüştür. 

  • Yeşil alanlarda veya ormanda vakit geçirmek hava kirliliğinden ölümleri azaltır. Aynı şekilde, ince toz kirliliği gibi hava kirliliğinden kaynaklanan ölüm oranları, daha yeşil bir ortamda azalır.
  • Kalp sağlığı üzerine olumlu etkileri şöyledir. İnsanlar orman ortamındayken kan basıncı düşer. Orman banyosu kan basıncına olumlu etkisinin yanı sıra kronik kalp yetmezliği olan hastalara da yardımcı olur. Bir çalışmada, ormanda dört gün kalmanın bu hastalıkla ilişkili parametreleri önemli ölçüde iyileştirdiği kanıtlanmıştır. Orman banyosu böylelikle kalbimizin işlevsel durumunu geliştirebilir.
  • Uyku kalitesini arttırır.  Doğayla ne kadar çok temas halindeyseniz, o kadar iyi uyuyabilirsiniz. Bu yaşlı insanlar için de geçerlidir. Bu yüzden uykuyu ilaçlarla düzenlemek yerine doğada vakit geçirmeyi arttırın derim ☺ 
  • Doğada yoga yapmak, yürüyüşler yapmak, uyumak için çadır kampı yapıp biyoritmi gün ışığı ve doğa sesleri ile tekrar düzenlemek, zihin detoksu yapmak mümkündür.
  • Pandemiden önce de doğaya sık sık giden biri olarak, kendi tecrübelerimden aktaracak olursam, Kanada’lı araştırmacıların “The Lucid Project”  adı altındaki uygulamaları ücretsiz deneme sürümleri de içermektedir. Bu uygulamalar şehirde yaşayan kişilerin rahatlıkla kullanabileceği tarzdadır. Özel olarak doğada, özel yöntemlerle kaydedilmiş sesler ve efektler, kişiye, hatta kişinin o anki moduna göre seçebileceği tarzdadır. İnsanların kaygı ve stresi daha iyi yönetmelerine yardımcı olmak için deneyimler geliştirmişler. Sanat, bilim ve teknoloji ile birleşen yenilikçi insan merkezli tasarım sayesinde, 5 dakika gibi kısa bir sürede ölçülebilir faydalar sağlayan sağlık odaklı deneyimleri sunuyorlar. Etkilerini kendi anketi ile kişiye de gösterebilmektedir. Wellbeing (Bütünsel sağlık) hali için kendimde kullandığım, güvenle önerebileceğim bilimsel bir uygulamadır. Deneme sürümü beğenilirse devamı online olarak satın alınabilmektedir. https://www.thelucidproject.ca/

Yaşamımızı uzatmak doğa ve vücudumuzu sevmek ile başlar, bizden sonraki nesillere de genlerimiz ile aktarılır. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur”.

KAYNAKLAR :

1-) https://www.geyikkosulari.com/tr/geyik/patika-kosusu

2-) https://www.osteopathie-liem.de/osteopathie-praxis-hamburg/

3-) https://www.thelucidproject.ca/

4-) https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31210473/

5-) https://fph2019.org/qing-li/

6-) https://en.wikipedia.org/wiki/Nature_therapy

7-) https://en.wikipedia.org/wiki/Rachel_and_Stephen_Kaplan

😎 https://archive.org/details/experienceofnatu00kapl

9-) https://deepblue.lib.umich.edu/bitstream/handle/2027.42/30542/0000175.pdf;jsessionid=D000CE9CFFCB7CF2CA0BC910C4FEC32C?sequence=110-) https://www.thelucidproject.ca/

Deniz Alkan
Uzman Fizyoterapist | Website

2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Yüksek lisans mezunu olan Uzm. FZT. Deniz Alkan, fizyoterapinin her şeyi 20 yıldır aktif olarak çalışmaktadır. Özellikle spor fizyoterapi çalışmaları çalışmalarına sağlıklı yaşam antrenörlük eğitimini. Ülkemizde az bulunan test ve egzersiz sistemlerini kullanma becerisi ve pek çok spesifik kurs eğitimlerini düzenlemek uygulayabilmektedir. Sporun her türlü karşı ilgi ve sevgi ile araştırmalarına devam edilir. Samsung kutalararası boğaziçi yüzme yarışlarında boğazı geçen Antalyalı bir açık deniz yüzücüsüdür.

Yorum Yap