​Bu haftaki blog yazımızda kendisi küçük, tedavi edildiğinde fonksiyonu büyük olan Plika Sendromunda fizyoterapi ve egzersiz önerilerinden püf noktaları ile birlikte bahsedeceğim.

​Geçen hafta Dr.Begüm hocamızın itina ile anatomisi, yaralanma mekanizması ve semptomlarını açıkladığı  plikasendromu, her yaştan bireyin başına gelebilecek bir sendromdur. Sporcular için göz ardı edilmiş, ancak artık bilgiler ile kolayca tedavi edilebilecek bir durumdur.

​Plikalar dizin doğal yapısında bulunan, eklem yüzeyini temizleyen ve ekleme yüklenmeler esnasında destek veren yapılardır. Genellikle menisküs yaralanmaları, bağ yaralanmaları, hatta patella arkası kıkırdak dokunun yaralanması (kondromalazipatella) ile karıştırılır. Doğru teşhis, etkili tedaviyi sağlar, bu da tüm diz yapılarının sağlıkla fonksiyonuna devam edebilmesine büyük katkıda bulunur.

         Kısaca tarifleyecek olursak; diz ekleminin her hangi bir travma veya aşırı yüklenmesi sonucu sinoviyal sıvı artışını takiben, sinoviyal sıvı viskozitesi(yapışkanlığı) değişir. Bu değişimler, normalde sağlıklı olan plika yapılarının doku kalitesini de etkiler. Kaba tabirle Plika dokusu kalınlaşır, sertleşir, esnekliği azalır, kayganlığı azalır, ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olur. Normal yapısında eklem yüzeyini temizleme görevi olan plika bu görevi yapamaz, böylece eklemde aşınmaya  zemin hazırlanmış olur. Bu semptomlar merdiven çıkarken, uzun süre araç kullanımında, uzun süre oturmak veya bağdaş kurmakta ağrı ve sertlikle kendini gösterir.

Sporcularda dizde takılma hissi veya diz ekleminde sertlikle dizi açma, rahatlatma isteği olur, performansı olumsuz etkileyebilir.

Plika Sendromunun erken dönemde tedavisi kolaydır. Akut dönemde tedavi edilmemiş, kronikleşmiş vakalarda bile etkili fizyoterapi yanıtları alınmıştır. Daha ileri seviye eklem içi aşınmalara neden olmuş, ciddi fonksiyonel kısıtlılık yaratan plika sendromu ise spor dostu bir doktor eşliğinde artroskopik cerrahi temizleme gerektirebilir, doktorunuz uygun kararı verecektir. Ameliyat sonrasındaki fizyoterapi protokolleri de dizin fonksiyonel duruma erkenden dönmesine yardımcı olur.

         Plikalar dizin doğal yapısında bulunan, eklem yüzeyini temizleyen ve ekleme yüklenmeler esnasında destek veren yapılardır. Dizimizde 4 adet plika bulunur;

1-Suprapatellar

2-Mediopatellar

3-İnfrapatellar

4-Lateral plikalar.

         Bu plikaları tek tek inceleyecek olursak, her birinin ayrı ayrı içten dışa dizin ayrı kısımlarına yapıştığını görürüz. Aynı zamanda bu 4 plika birbirine de diz içinden de bağlıdır. Bu bilgiler, önceki diz ile ilgili blog yazlarımızda bahsettiğimiz diz biyomekaniğinin önemini hatırlatmaktadır.

1-) Suprapatellar plika (septum olarak da adlandırılır) :

         Genellikle suprapatellar bursa ve dizin tibiofemoral eklemi arasında yer alan kubbeli, hilal şeklinde bir septumdur. Femoral metafizin ön tarafındaki sinovyumdan aşağıya, kuadriseps tendonunun arka tarafına doğru patellanın üzerine girer. Serbest sınırı normal koşullarda keskin, ince, dalgalı veya tırtıklı görünür. Bu tip plika, porta adı verilen bir açıklığın etrafında kemerli veya çevresel bir zar olarak bulunabilir. Sıklıkla medial plika ile karışır. Suprapatellar plika, kuadriseps tendonuna anterior olarak(önden) bağlı olduğundan, diz hareket ettirildiğinde boyut ve yön değiştirir.

         Fizyoterapisinde püf nokta ; kuadriseps kası ve tendonu rahatlatılmalıdır. Tendona yapışan kısımdaki plika parçasına derin friksiyon masajı veya doku mobilizasyonları uygulanabilir. Dolayısıyla Kudriseps kasının eksantrik eğitimi yine burada önemli rol oynar.

2-) Medial patellar plika :

                   (Plika sinovialis mediopatellaris, medial sinovyal raf, plika alaris elongata, medial parapatellar plika, patella menisküsü veya Iion bandı veya Aoki çıkıntısı olarak da bilinir)

Diz ekleminin medial duvarı boyunca uzanır. Patellaya ve alt femura yapışır. Suprapatellar plikayı geçerek infrapatellar yağ yastığını çevreleyen sinovyuma girer. Serbest sınırı farklı görünümlere sahip olabilir. Medial plika, yağ yastığını ve ligamentum patellayı kaplayan sinovyuma bağlı olduğu için diz hareketi sırasında boyut ve yön değiştirir. Medial plika anatomik yerleşimi nedeniyle en sık yaralanan plika olarak bilinir ve pli ka sendromunu tanımlarken genellikle bu plika akla gelir.

Bazı araştırmacılar medial plikayı da kendi içerisinde tekrar alt tiplere ayırıp tanımlamışlardır.

Her tip; boyuta ve dizin fleksiyon ve ekstansiyonunda, plikanın femoral kondil ile ilişkisine göre alt bölümlere ayrılır:

A—Dar temassız (femoral kondil ile asla temas etmez).

B—Orta dokunuş (kondile diz hareketiyle dokunur).

C—Geniş kaplama (femur kondilini kaplar).

         Fizyoterapisinde püf nokta  ; Femur-tibia ilişkisi ile patello femoral ilişki tekrar incelenmeli, gerekirse biyomekanik açılanmaya göre tüm dize manuel terapi yapılmalıdır. Daha sonra lokal olarak Medial Plikaya derin doku mobilizasyonu, derin friksiyon masajı, kuru iğneleme, lazer terapi  spor dostu doktor ve fizyoterapistler eşliğinde uygulanabilir. Burada en önemli nokta sporcunun eğitimidir. Sporcunun medial plikayı tekrar sıkıştıran diz pozisyonlarını yapmaması, oturma alışkanlıklarının değiştirilmesi, değiştirilemiyor ise diz proprioception eğitimi ile sıkışma başladığı anların farkına vardırılması önerilir. Başka bir önemli uygulama ise pes anserinus bölgesinin önden, popliteal kasın arkadan rahatlatılmasıdır.

3-) İnfrapatellar plika :

         (Ligamentum mukozum, plika synovialis infrapatellaris, alt plika veya ön plika olarak da adlandırılır)

İnterkondiler çentikteki dar bir tabandan kaynaklanan, ön çapraz bağın (ÖÇB) önde distale doğru uzanan ve infrapatellar yağ yastığının alt kısmına giren bir sinovyum katıdır. İnfrapatellar plikayı ACL’den ayırt etmek genellikle zordur. Çünkü önlü arkalı uzanırlar. Çoğunlukla ince, kordon benzeri, lifli bir bant olarak görünür. İnfrapatellar plika, insan dizindeki en yaygın plika olarak kabul edilir. Bu plikanın düzenli diz hareketi için yapısal olarak önemli mi yoksa gereksiz mi olduğu tartışmaları devam etmektedir. İnfrapatellar Plika, ön çapraz bağdan (ÖÇB) ayrı olan tam bir sinovyal kıvrımdır. ÖÇB’ye çok yakın olan, diz eklemini medial ve lateral kompartmanlara ayıran tam bir sinovyal kattır.

         Fizyoterapisinde püf nokta ; Bu plikanın sağlıklı bir dolaşım ve esneklikte olması tüm diz biyomekaniği ve sporcu performansı için önemlidir. Diz stabilizasyon egzersizleri, eksantrik ön ve arka diz kası egzersizleri ile proprioception egzersizlerine önem verilmelidir. Ayrıca Gastro-cnemius ve Soleus kaslarını da eksantrik kuvvetlendirmek güzel sonuçlar verebilir.

4-) Lateral plika :

         (Plika synovialis lateralis veya lateral para-patellar plika olarak da bilinir). Boyuna, incedir ve patellanın 1-2 cm lateralinde(dış yanında) bulunur. Popliteus hiatusun üzerindeki lateral duvar boyunca sinovyal bir kat şeklinde oluşur, aşağıya doğru uzanır ve infrapatellar yağ yastığının sinovyumuna girer. Bu tip plika yapısı nadir durumlarda görülür, embriyolojik olarak bazı insanlarda gelişmemişde olabilir.

         Fizyoterapisinde püf nokta ; Patellar mobilizasyon ve patella çevresi derin friksiyon masajı uygulanması önerilir.

         Sonuç olarak tüm plikalar ayrı ayrı düşünülüp, ayrı ayrı tedavi ediliyormuş gibi görünse de, Plika Sendromu yaşayan bir sporcunun tüm dizine plika tedavisi yapılması etkili olacaktır :

  • Doğru pozisyonlama ve doğru manuel teknik ile nazikçe Plika palpasyonu çok önemlidir. Zaten en sık yaralanan*
  • Medial Patellar Plika palpe edilebilendir. Plika dolaşımının arttırılması ve mobilize edilmesi sağlanır.*
  • Sıcak soğuk zıt duş uygulamak*
  • Patellar mobilizasyon*
  • Kuadriseps- hamstring kas eğitimi (tercihen eksentrik)*
  • Diz ön ve arka dokuların lazer terapisi (çok ağrılı durumlarda Tens cihazı uygulaması)*
  • Diz Proprioception Egzersizleri

         Aşağıda egzersiz örneklerini bulabilirsiniz. Tekrar sayısı cerrahi olmamış kişiler için 3×25 den 3×45 e çıkarabilirsiniz. Cerrahi olmuş kişilerde hastanede ilk gün  fizyoterapist eşliğinde başlayacak olan tedavi protokolü daha az set ve tekrarları içerir, buz uygulaması ve erken mobilizasyon önemlidir. Ameliyat yarasının kapanmasını takiben, su içi egzersizler, kol ergometresi ile kardiyo çalışması ve dize özel protokolün uygulanması önerilir.

Sizlere bu küçük ama önemli parçamız hakkında detaylı bilgileri aktardık. Fonksiyonunuzun arttığı spor dolu günler dilerim.

Kaynaklar :

https://www.physio-pedia.com/Plica_Syndrome

https://seasonsmedical.com/plica-syndrome.pdf

http://www.edoriumjournaloforthopedics.com/archive/2017-archive/100005O03HS2017-hoehmann/100005O03HS2017-hoehmann-full-text.php

Deniz Alkan
Uzman Fizyoterapist | Website

2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Yüksek lisans mezunu olan Uzm. FZT. Deniz Alkan, fizyoterapinin her şeyi 20 yıldır aktif olarak çalışmaktadır. Özellikle spor fizyoterapi çalışmaları çalışmalarına sağlıklı yaşam antrenörlük eğitimini. Ülkemizde az bulunan test ve egzersiz sistemlerini kullanma becerisi ve pek çok spesifik kurs eğitimlerini düzenlemek uygulayabilmektedir. Sporun her türlü karşı ilgi ve sevgi ile araştırmalarına devam edilir. Samsung kutalararası boğaziçi yüzme yarışlarında boğazı geçen Antalyalı bir açık deniz yüzücüsüdür.

Yorum Yap