Foto Credit: trainright.com

Her spor branşında yetenek ölçümü, performans ve antrenman değerlendirilmesi için uygulanması gereken testler vardır.

Spora başlamadan, özellikle küçük yaşlarda yapılacak olan bazı testler ile yatkın olunan spor branşı tespit edilip kişi o branşa yönlendirilebilir, belli bir sporu yaparken ilgili testlerle eksik olduğu alan/lar bulunup antrenman planı değiştirilebilir, sakatlanma riskleri belirlenerek ve eksiklere yönelik çalışma planlanarak sağlık korunabilir, güncel fitness seviyesi ve ilerleme ölçülebilir… 

Testlerle beden kompozisyonu, esneklik, kas kuvveti ve dayanıklılığı, koordinasyon, çeviklik, çabukluk, sürat, süratte devamlılık, denge, reaksiyon gibi parametreler, kardiyopulmoner fitness seviyesi ölçülebilir.

Beden kompozisyonu spor branşları için çok önemlidir. Sporda ileri olan ülkelerde çok küçük yaşlarda temel beceriler kazandırıldıktan sonra birkaç basit ölçüm ile çocuklar branşlara yönlendirilmekte, dolayısıyla doğru anatomide ve fizyolojide, o spor branşına uygun olan çocuk, doğru antrenman ile yüksek başarılara ulaşabilmekte, yanlış branşta zaman ve motivasyon kaybetmemektedir. 

Boy, ağırlık, vücut yağ oranı, yağsız vücut kütlesi, total vücut suyu, sağ-sol farkı gibi ölçümler hidrostatik ölçüm, bioelektrik impedans, çevre ölçümleri, deri kıvrım kalınlıkları gibi yöntemlerle ölçülebilmektedir. 

Branşlara yönelik olarak kol, bacak, gövde uzunluğu, oranlamalar, el ve ayak bilek kalınlıkları gibi parametrelere de bakılabilmektedir.

Esneklik; eklem veya eklem grubunun hareket genişliği veya bir kasın gevşeme ve gerilimi sağlayabilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Esneklik hareketlerde serbestlik sağlar, sakatlanma riskini azaltır. Esneklikte kas, kemik, kıkırdak, tendon, bağ, fasya gibi yapıların tümü önemlidir. Yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, vücut oranları, genetik, aktivite düzeyi, günün saati, uyku, psikolojinin de esneklikte etkili olduğu çalışmalarla gösterilmiştir.

Esnekliğe yönelik testler de ilgili branşa yönelik seçilmelidir. Sık uygulanan testlerden bazıları; gövde, kalça, omuz fleksiyon testleridir.

Kas kuvveti, istemli olarak bir kasın ya da kas grubunun bir dirence karşı bir kez kasılarak ürettiği maksimal kasılma gücüdür. Kas boyunu değiştirmeden uygulanan izometrik kuvvet testleri gerçek kuvvet değerlerini verebilirken kan basıncını arttırdığı için dikkatli uygulanmalıdır. Kas boyu değişerek yapılan izokinetik kuvvet testleri bilgisayar donanımına ihtiyaç duyulduğu için pratik değildir. En sık kullanılan izotonik yani dinamik kuvvet testleridir. Bench press, squat gibi egzersizlerde maksimum 1 tekrarlı güç ölçümü yapılır. 

Kas dayanıklılığı, kas ya da kas grubunun uzatılmış egzersize karşı submaksimal kuvvet üretebilme yeteneğidir. Şınav, yarım mekik gibi egzersizlerde maksimal tekrar yapılarak ölçülebilir.

Kalp akciğer kapasitesine yönelik testlerde öncelikli olarak dinlenik nabız değerinin belirlenmesi önemlidir. En az 3 gün üst üste uyanmış ancak yataktan kalkmamışken alınmalıdır. Antrene olan bireylerde dinlenik nabız sayısı düşme eğilimindeyken yeterince dinlenememiş ya da sürantrene olan bireylerde artma eğilimindedir. 

Kan basıncı ölçümü dinlenmişken yapılmalıdır. Yüksek çıkması ya da iki kol arasında farklı değerler bulunması durumunda ilgili hekime başvurulması gerekmektedir.

Kalp akciğer sisteminin performansını ölçmede direkt ve indirekt yollar mevcuttur. Direkt testlerde maksimum yüklenme esnasında oksijen tüketimi ölçülür ancak bu ölçümler için laboratuvar ortamı gerekmektedir. İndirekt ölçümlerde ise submaksimal iş gücüne bağlı kalp atış sayısından oksijen tüketimi bazı tablolar yardımı ile tahmin edilir. Yanılma payı %10-15 civarı mevcuttur ancak karşılaştırma amaçlı kullanımı anlamlıdır.

İndirekt testlerde kullanılan formüllerde kişinin maksimum kalp hızının bilinmesi gereklidir. Bunu belirlemek için ise 220-yaş veya Karvonen formülü gibi çeşitli formüller mevcuttur.

Tüm bu formüllerin dışında algılanan zorluk derecesi skalası da çok önemlidir. Kişi bazen formül bazında maksimum kalp hızına ulaştığında bile AZD skoru düşük çıkabilir, değerlendirme buna göre yapılmalıdır.

Kalp akciğer performansını belirlemek için her fitness seviyesi için ayrı ayrı seçilebilecek olan testlerden bazıları; Ross submaksimal koşu bandı testi, YMCA submaksimal bisiklet testi, YMCA submaksimal step testi, McArdle step testi, Rockport fitness yürüyüş testi, BYU jog testidir.

Aerobik performansı ölçmede Astrand, Cooper, anaerobik performans yani laktat eşiğini ölçmede Wingate, Concoti, Basco testleri kullanılabilir.

Koordinasyon, çeviklik, çabukluk, sürat, süratte devamlılık, denge, reaksiyon ve daha birçok parametrenin ölçümünde kullanılabilen testler vardır.

Testler sporcunun sporu seçmesi, seçtiği spordaki gelişimini izleyebilmesi, eksiklerini görmesi, sağlıkla uzun vadede sporu sürdürebilmesi için gerekmektedir. 

Spora ve sporcuya özel olarak seçilmeli, ulaşılabilir olmalıdır.

Ve belki de en önemlisi, bu testleri doğru uygulayabilecek, doğru değerlendirebilecek, eksikleri doğru antrenman teknikleri ile yerine koyabilecek gerçek profesyonellerle çalışmanın gerekliliğidir.

Begüm Özüekren Kasapoğlu
Kalp Damar Cerrahı Operatör Doktor

Kocaeli doğum, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Bilim Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi, Siyami Ersek Hastanesi'nde aktif olarak çalışan Begüm Özüekren Kasapoğlu aynı zamanda aktif olarak İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları'nda Artistik Yüzme ve Triatlon Takımı Antrenörü, Artistik Yüzme ve Triatlon Hakemi ve 2012'den beri Triatlon Yaş Grubu Sporcusudur.

Yorum Yap